|
WordReference tam bu tümceyi çeviremiyor ancak her bir kelimeye tıklayarak anlamını görebilirsiniz.
Aradığınız tam cümleyi bulamadık. "nature" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir. Ayrıca bakınız: state | of
WordReference English-Turkish Dictionary © 2025: Temel Çeviriler |
nature n | (the natural world) | doğa, tabiat i. |
| He loves nature so much that he is thinking about becoming a park ranger. |
| Doğayı o kadar seviyor ki parkta korucu olarak çalışmak istiyor. |
nature n | (characteristics, essence) | doğa, tabiat, yapı i. |
| It's in a cat's nature to be predatory. |
Ek Çeviriler |
nature, Nature n | (natural force) | doğa gücü, tabiat gücü i. |
| The forces of nature should not be resisted. These hurricanes are powerful. |
nature n | (scenery) | doğal manzara i. |
| Look at the nature round here! It's so beautiful! |
nature n | (personality) | mizaç i. |
| (eskil) | cibilliyet i. |
| He is rough on the outside, but once you get to know him, you realize that his nature is basically good. |
nature n | (drives, impulses) (huy) | tabiat, doğa i. |
| You shouldn't be surprised at his reaction. It is human nature. |
nature n | (heredity, not nurture) (kalıtım, ırsiyet) | doğa i. |
| Is a child's intelligence due to nature or nurture? |
nature n | (type, kind) | çeşit, tür, tip i. |
| | mahiyet i. |
| Data of this nature tends to be useless for our work. |
nature n | (primitive mode of human life) | doğa yaşamı i. |
| In some documentaries, you can see people living in nature in Africa. |
WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:
|
|